Esansiyel Amino Asitler, Yarı Esansiyel Amino Asitler

Esansiyel Amino Asitler, Yarı Esansiyel Amino Asitler

Esansiyel Amino Asitler Nelerdir?

Esansiyel amino asitler insan vücudunda sentezlenemediği için dışarıdan almak zorunda olduğumuz amino asitlerdir. Elzem amino asitler enzim ve hormon yapılarına, protein sentezine katıldıkları ve çeşitli metabolik süreçlerde yer aldıkları için yaşamın devamlılığı için gereklidir. Esansiyel amino asitler; izolösin, lösin, lizin, metionin, fenilalanin, treonin, triptofan, valin ve histidin.

1.İzolösin

İzolösin, proteinlerin yapısında bulunan dallı zincirli bir amino asittir. İzolösin apolar bir amino asittir ve hidrofobik yapısı nedeniyle proteinlerin iç kısımlarında yer alır. Molekül formülü C6H12NO2’dir.

İzolösin vücut için elzem bir amino asittir. Tüm insanlar için dışarıdan alınması zorunlu olmakla birlikte sporcular için oldukça önemli olduğu bilinmektedir.

İzolösin amino asiti hemoglobinin oluşumuna katılır. Çeşitli hormonların salgılanmasını teşvik eder. Metabolik süreçlerde yer alarak kan şekeri ve enerji seviyelerini düzenlemesinin yanında kas metabolizmasında da rolü büyüktür. Kas metabolizmasında yer aldığı için yoğun egzersizde yeterli miktarda alındığından emin olunmalıdır. Kas dokusunda yoğun miktarda bulunan İzolösin kas proteini sentezi üzerinde etkilidir. İzolösin yoğun egzersizde performansı iyileştirici etki gösterir. Bununla birlikte doku onarımındaki etkisiyle yaralanma veya ameliyat gibi durumlarda sağlık için gereklidir.

2.Lösin

Lösin, dallı zincirli amino asitlerin en güçlüsüdür. Lösin dışarıdan alınması zorunlu ve protein yapısına katılan elzem bir amino asittir. Lösin yapısında izobütil taşır ve apolardır. Molekül formülü C6H12NO2’dir. Ek olarak lösin ketojenik amino asitlerdendir.

Lösin amino asidi kas, deri ve kemiğin büyümesi için gereklidir. Lösin protein biyosentezini destekleyerek kas proteinlerinin yapımını ve hasar gören dokuların iyileşmesini sağlar. Lösinin kas büyümesini uyardığı düşünüldüğü için sporculardaki önemi vurgulanmaktadır. Lösin kas protein yapımını artırdığı gibi parçalanmasını önler. Metabolik fonksiyonlar için de gerekli olduğu bilinen lösinin vücuda yeterli miktarda alınması önemlidir. BCAA sınıfında yer alan lösin, sporcularda dışarıdan takviye edilen amino asitlerin başında gelmektedir.

3.Valin

Valin, dallı zincirli amino asitlerden biridir ve proteinlerin yapısına katılır. Valin apolar bir amino asittir. Hidrofobik yapısıyla proteinlerin iç kısmında küresel yapının belirlenmesine yardımcı olur. Valinin molekül formülü C5H11NO2’dir.

Valin kas yıkımını engellediği gibi kas büyümesini ve yenilenmesini uyarır. Doku onarımını destekleyerek yoğun antrenman sonrasında vücudun toparlanma süresini kısaltan valin, sporcular için en önemli amino asitlerden biridir.

 Valin dışarıdan alınması zorunlu elzem bir amino asittir ve spor performansı için vücutta yeterli miktarlarda alındığından emin olunmalıdır. Valin enerji üretim süreçlerine de dahil olur. Bununla birlikte metabolik ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir amino asittir.

4.Lizin

Lizin insanlar için dışarıdan alınması zorunlu elzem amino asitlerden biridir. Lizin polar bazik bir amino asittir ve molekül formülü C6H14N2O2’dir.

Lizin de diğer amino asitler gibi protein sentezinde, hormon ve enzim üretiminde yer alır. Aynı zamanda büyüme ve doku onarımı için gereklidir. Lizin, kalsiyum emiliminde görev alarak kemik sağlığı için destekleyici rol oynar ve osteoporoz tedavisinde destekleyici olarak kullanılır. Lizin bağışıklık sisteminde de etkilidir, enfeksiyonların önlenmesine destek olur ve enfeksiyon süresini kısaltır. Lizin, karnitinin öncüsü olarak görev yapabilir. Karnitin yağ asidi metabolizmasının önemli bir bileşenidir.

Lizin, kemik sağlığı üzerindeki destekleyici etkisi, büyüme ve doku onarımındaki gerekliliğiyle tüm insanlar için önemli olmakla birlikte sporcular için de elzemdir. Kas gelişimi ve yoğun egzersize bağlı kemik aşınmamaları gözlemlenmemesi için gereksinimin karşılandığından emin olunmalıdır.

5.Metiyonin

Metiyonin yapısında kükürt bulunduran elzem bir amino asittir. Metiyonin molekül formülü C5H11NO2S’dir ve apolar bir amino asittir. Metiyonin kükürtlü bir amino asit olduğu için protein yapısına katılarak vücutta birçok önemli rol üstlenir.

Metiyonin en başta homosistein, taurin ve sülfat gibi önemli temel kimyasalların üretimi için gereklidir. Metiyonin büyüme ve doku onarımı için de gereklidir. Metiyoninin yapısındaki kükürt hücre yaşlanmasını yavaşlatır ve cildin, saçın tonunu ve esnekliğini iyileştirir. Bu yüzden metiyonin saç dökülmesini önlemeye yardımcı olur. Metiyonin çinko ve selenyumun emilimi için gereklidir. Karaciğerde aşırı yap birikimini önleyici etkisi olan metiyonin detoksifikasyon süreçlerinde de rol alır.

Metiyonin büyüme ve doku onarımı için gereklidir, kemik hacminde ve kemik mineral içeriğinde gelişmeyi destekler. Bu özellikleriyle sporcular için önemli amino asitlerden biridir. Ek olarak kreatinin sentezi için metiyonine yüksek oranda ihtiyaç duyulur. Kreatin atletik performansın geliştirilmesini destekleyen bir maddedir.

6.Fenilalanin

Fenilalanin yan zincirinde benzil grubu taşıyan apolar bir amino asittir. Molekül formülü C9H11NO2’dir. Esansiyel amino asitlerden biri olan fenilalanin vücutta protein sentezine katılır.

Fenilalanin enzimlerin yapısında yer almanın dışında başta tirozin olmak üzere birçok amino asidin metabolik öncüsüdür. Fenilalanin tirozinin metabolik öncülüğünü üstlenerek dopamin, epinefrin ve norepinefrin gibi vücut için önemli nörotransmitterlerin sentezinin kilit basamağını oluşturur. Fenilalanin hormon metabolizması için de önemlidir ve tiroid sentezi için gereklidir. Fenilalanin aspartam bileşiğinin yapısında bulunur. Fenilalanin duygusal bozuklukların tedavisinde kullanır.

Vücutta çeşitli görevleri üstlenen fenilalanin sporcular için de önemlidir. Tiroid sentezi için gerekli olduğu düşünüldüğünde vücut metabolizmasındaki yeri daha iyi anlaşılmaktadır. Bu yüzden sporcuların yeterli miktarda fenilalanin aldığından ve artan gereksinimleri karşıladıklarından emin olmaları önemlidir.

7.Treonin

Treonin protein yapısına katılan elzem amino asitlerden biridir. Treonin polar yüksüz bir amino asittir ve hidrofiliktir. Molekül formülü C4H9NO3’tür.

Treonin kolajen ve elastin gibi yapısal proteinlerin temel bir parçasıdır. Bu proteinler cilt ve bağ dokusunun en önemli bileşenleridir. Bu yüzden treonin cilt yapısı ve dokusu için oldukça önemlidir. Treonin porfirin ve yağ metabolizmasında görev alır ve karaciğerde yağ birikimini önler. Bununla birlikte treonin timüs bezi aktivitelerinden sorumludur. Bu sayede bağışıklık sistemini güçlendirir. Ek olarak treonin diğer besin öğelerinin emilimini artırmaktadır.

Protein sentezinde görev aldığı için sporcular için elzem olmasının yanı sıra yağ metabolizmasındaki işlevleri ve bağ dokusunun en önemli bileşeni olmasıyla da dikkat çekmektedir.

8.Triptofan

Triptofan apolar bir esansiyel amino asittir. Yapısında indol halkası bulundurur ve bu halka çeşitli bileşiklerin yapısına katılır. Triptofanın molekül formülü C11H12N2O2’dir.

Triptofan mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin öncü maddesir ve aynı şekilde melatonin üretimi için de gereklidir. Bu yüzden sıklıkla ruhsal durumlarla ilişkilendirilir. Depresyonun giderilmesine yardımcı olabilir. Birçok ruhsal hastalıkta ve uykusuzluk probleminde triptofan destekli ilaçlara başvurulur. Vücutta triptofan aracılığıyla kinürenin adlı bir madde salgılanır. Kinürenin gözlerde ultraviyole filtresi görevi görerek gözleri güneşten ve diğer ultraviyole ışın kaynaklarından korumaya destek olur. Karaciğerde triptofan yıkımı ile nikotinik asit (niyasin) sentezlenir. Niyasin vücutta protein, yağ, karbonhidrat ve nükleik asit metabolizmasında gereksinim duyulan bir vitamindir.

Bununla birlikte triptofan sporcular içinde önem verilen amino asitlerden bir tanesidir. Yapılan çalışmalarda triptofanın egzersiz performansını artırabildiği gösterilmiştir. Bu durumun triptofan takviyesiyle artan beta endorfin salgılanmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Beta endorfin vücutta acı gibi fiziksel uyarıcılara karşı salgılanan bir hormondur. Bu hormonun salgısının artmasıyla birlikte acı toleransı da artarak yoğun egzersizde performansın korunması sağlanabilir.

9.Histidin

Histidin önceleri yarı-esansiyel bir amino asit olarak kabul edilen ancak son çalışmalarda esansiyel amino asit olarak nitelendirilen, polar bazik bir amino asittir. Bebeklik döneminde ve hastalık durumlarında histidin gereksinimi artmaktadır. Histidinin molekül formülü C6H9N3O2’dir.

Histidin özellikle bağışık sistemi üzerindeki etkisiyle öne çıkmaktadır. Çünkü histidin vücutta bağışıklık yanıtları için hayati bir madde olan histaminin öncüsüdür. Bununla birlikte histidin, demir, bakır, molibden, çinko ve manganez gibi elementlerin düzenlenmelerinde rol alır. Kanın pH’ının düzenlenmesini sağlar. Elementler üzerindeki etkilerinin yanı sıra histidin dokuları radyasyon ve ağır metallerin neden olduğu hasardan korur. Kan hücresi üretimi için gereklidir ve sinir hücrelerinin bariyeri olan miyelin kılıfı korumak için önemlidir. Histidin, histaminin öncülüğünü üstlendiği gibi karnozin maddesinin de öncüsüdür. Karnozin damarlarda plak birikimini azaltan bir maddedir.

Yarı Esansiyel Amino Asit Nedir?

Yarı esansiyel amino asit vücut tarafından sınırlı miktarda üretilebilen ancak bazı durumlarda dışarıdan alınması gereken amino asitlere denir. Bebeklik dönemi, hastalık, yaralı olma veya stres gibi faktörlere bağlı olarak vücudun yarı-esansiyel amino asitlere gereksinimi artabilir ve yeteri kadar üretimi sağlanamaz. Böyle durumlarda yarı-esansiyel amino asitlerin beslenme veya takviyeler yoluyla dışarıdan alınması gerekir.

Esansiyel amino asitlerin her koşulda dışarıdan alınması şartken yarı esansiyel amino asitlerin vücutta üretimi vardır. Sadece belirli koşullarda üretimi yetersiz kalmaktadır.

Yarı Esansiyel Amino Asitler Nelerdir?

20 Amino asit türünün 6 tanesi yarı esansiyeldir. Bunlar sistein, glutamin, glisin, prolin, tirozin ve arginindir. Arginin temelde yarı esansiyel olarak adlandırılmakla birlikte bazı kaynaklarda esansiyel olarak da kabul edilmektedir.

1.Arginine

Arjinin vücut tarafından üretilebilen ancak sağlık durumuna ve kişinin gelişim dönemine bağlı olarak dışarıdan alınması zorunlu olabilen bir amino asittir. Polar bazik bir amino asit olan argininin, molekül formülü C6H14N4O2’dir. Arginin de protein yapısını oluşturan 20 amino asitten biridir ve yan zincirinde amin grubu taşır.

Arginin üre döngüsünün bir bileşenidir ve bu süreçte rol alarak toksik metabolik bir yan ürün olan amonyağın vücuttan atılmasını sağlar. Detoksifikasyonda rol alan arginin bağışıklık sistemini uyararak daha güçlü çalışmasını destekler.

Arginin nitrik oksit sentezinin öncüsüdür ve nitrik oksit sentezi üretimiyle kan damarlarının gelişmesini sağlar. Damarların genişlemesi hücrelere daha protein ve oksijen taşınarak kasların gelişmesini destekler. Bu yüzden sporcular için önem taşır. Aynı zamanda genişleyen kan damarları kardiyovasküler hastalıklar için de riski azaltır. Arginin büyüme hormonu salınımı artırarak kas gelişimine de yardımcı olur.

2.Sistein

Sistein kükürtlü amino asitlerden biridir. Yan zincirinde kükürt bulunduran bir tiyol grubu içerir ve molekül formülü C3H7NO2S’dir. Sistein vücutta metiyonin varlığında yeteri kadar sentezlenebilir. 

Sistein diğer amino asitler gibi protein yapısına katılır ve insan metabolizmasında önemli bir sülfit kaynağıdır. Tırnak, deri ve saçın ana proteini olan beta-keratinde bulunur. Kollajen üretimi için önemli olduğu gibi cilt elastikiyeti için de önemlidir. Tiyollerin redoks reaksiyonlarına girme yeteneklerinden dolayı sistein antioksidan özelliklere sahiptir ve glutatyonun bileşenidir. Glutatyon vücuttaki güçlü antioksidanlardan biridir. Sistein koenzim A, heparin ve biyotin gibi temel biyokimyasalların metabolizmasında rol oynar. Sisteinler arasında kurulan disülfit bağları protein yapısının belirlenmesi için önemlidir.

3.Glutamine

Glutamin yan zincirinde karboksamit grubu içeren polar yüksüz bir amino asittir. Vücutta üretilebildiği için esansiyel bir amino asit değildir ancak birçok reaksiyonda ihtiyaç duyulduğu için hayati öneme sahiptir. Glutaminin molekül formülü C5H10N2O3’tür.

Glutamin vücutta birçok reaksiyon için hem karbon hem amino grubu sağlar ve bu sayede metabolik süreçlerin devamlılığı sağlar. Yan zincirinde bulunan amonyağı üre oluşumuna ve pürinlere verebilir. Pürinler nükleik asit sentezi için gereklidir. Bununla birlikte glutamin böbrek tübülüs hücresinde serbest amonyak oluşturur. Bu reaksiyon asit baz düzenlenmesi için önemlidir. Glıtamin glutamat ve GABA gibi önemli nörotransmitterlerin üretimi için bir substrattır. Bir diğer substrat görevini lökositler olarak adlandırılan bağışıklık hücrelerinin çoğalmasında ana enerji kaynağı olarak kullanılarak yapar. Bu sayede bağışıklık sisteminde de yer alır. Ek olarak enteral-parenteral ürünlerin bileşiminde rol alır.

Her insan için önemli görevlerinin olmasının yanında glutamin, sporcular için önemli amino asitlerden biridir Çünkü büyüme hormonu salgılanmasını artırır. Bu etkisiyle kas kütlesi kazanmayı kolaylaştırır ve kas gelişimini hızlandırır. Kasların hızlı toparlanmasını sağlayarak egzersiz sonrası kas ağrılarının azalmasında etkili olur.

4.Glisin

Glisin protein yapısına katılan en basit amino asittir. Yan zinciri bir hidrojen atomundan oluştuğu için yapısal olarak optikçe aktif değildir yani kiral karbonu bulunmamaktadır. Apolar bir amino asit olan glisinin molekül formülü C2H5NO2’dir. En küçük amino asit olduğu için kollajen heliksinin içinde sadece glisin bulunur, diğer amino asitler yapısal olarak büyük olduklarından sığamamaktadırlar. Ek olarak glisin insan vücudunda yeteri kadar üretilebilmektedir ve dışarıdan alınması zorunlu değildir.

Glisin toksik öğelerle birleşerek zararsızlaştırılmalarını sağlar. Hemoglobinin çekirdeği olan porfirinin sentezinde kullanılır ve safra tuzu sentezi için de gereklidir. Glisin merkezi sinir sisteminde, genellikle omurilik, beyin kökü ve retinada sinir iletişimini engelleyici bir nörotransmitter görevi de görmektedir. Bununla birlikte serin amino asidi glisine dönüşürken tek karbonlu metabolizma olarak adlandırılan metabolik yollarda folat ve metiyonin döngüleri tarafından kullanılacak tek karbonlu birimleri sağlar. Glisin pürin sentezi, glutatyon sentezi, sarkozin sentezi ve kreatin sentezinde de yer alan bir amino asittir.

Vücut metabolik yollarındaki işlevleri nedeniyle sporcularda da oldukça önemli bir amino asittir. Proteinlerin yapısının korunmasını sağlayarak kas gelişimini desteklemektedir.

5.Proline

Prolin protein sentezine katılan amino asitlerden biridir. Yapısal farklılığı nedeniyle imino asit olarak nitelendirilmektedir. Diğer amino asitlerden farklı olarak prolinin yan zincirindeki üç karbon atomu bir halka oluşturur ve tekrar peptid bağındaki nitrojen atomuna bağlanır, bu yüzden birincil amin grubundan yoksundur. Prolinin molekül formülü C5H9NO2’dir.

Prolin özellikle insan derisinde bulunan kolajen proteinin yapısında bol miktarda bulunmaktadır. Bu yüzden cilt sağlığı için önemlidir. Protein ve enzim yapılarına katıldığı için prolin metabolik reaksiyonların sürdürülmesinde önemli bir amino asittir. Prolinin vücuttaki miktarlarının dengesizliklerinde metabolik bozukluklar ortaya çıkabilmektedir.

6.Tyrosine

Tirozin esansiyel olmayan aromatik bir amino asittir. Polar yüksüz bir amino asit olan tirozinin molekül formülü C9H11NO3’tür. Tirozin de protein yapısına katılan önemli amino asitler biridir.

Tirozin özellikle tiroid ve adrenal medulla hormonlarının sentezinde kullanılır. Tirozinde bulunan hidroksil grubunun fosforilasyonuyla, hedef proteinin aktivitesini değiştirebilir veya SH2 alan bağlanması yoluyla bir sinyalleme zincirinin parçasını oluşturabilir. Bu sayede vücutta çeşitli işlevlerin yerine getirilmesini sağlayabilir.

Esansiyel Ne Demektir?

Esansiyel ‘’temel, gerekli, zorunlu’’ anlamına gelmektedir. Özellikle tıp alanında kullanılan bu sözcük sıklıkla ‘esansiyel amino asit’ nitelendirmesiyle karşımıza çıkar. Esansiyel amino asit, yaşamın sürdürülmesi için vücutta gerekli ve üretimi sağlanamadığı için dışarıdan alınması zorunlu olan amino asitleri belirtir.

Esansiyel Amino Asit ve Temel Amino Asit Aynı mıdır?

Esansiyel amino asit ve temel amino asit kavramları aynıdır. Vücutta sentezlenemediği için dışarıdan alınması zorunlu olunan amino asitleri nitelendirir.

Hangi Vegan Yiyecekler Tüm Temel Amino Asitlere Sahiptir?

Kinoa, soya, karabuğday ve chia tüm temel amino asitlere sahip vegan yiyeceklerdir. Veganlar arasında en çok tercih edilen yiyecekler esansiyel amino asitler bakımından yeterli olduğu bilinen kinoa ve soyadır.

Kırmızı Et Tüm Esansiyel Amino Asitleri İçerir mi?

Kırmızı et tüm esansiyel amino asitleri yüksek miktarlarda içerir.

Mercimek Tüm Esansiyel Amino Asitleri İçerir mi?

Mercimekte esansiyel amino asitlerden olan triptofan, metionin ve sistein düşük miktarlarda bulunur. Bu yüzden tüm esansiyel amino asit örüntüsünün tamamlanması için için diğer protein kaynaklarından destek alınması önerilmektedir.

Yumurta Tüm Esansiyel Amino Asitleri İçerir mi?

Yumurta tüm esansiyel amino asitleri içerir. Yumurta tüm protein kaynakları arasında en iyi protein kaynağı olarak gösterilir.

Soya Fasulyesi Tüm Esansiyel Amino Asitleri İçerir mi?

Soya fasulyesi tüm esansiyel amino asitleri içeren bir bitkisel protein kaynağıdır. Bitkisel protein kaynakları içerisinde en çok tercih edilen ve öne çıkan besinlerden biridir.

Tavuk Eti Tüm Esansiyel Amino Asitleri İçerir mi?

Tavuk eti tüm esansiyel amino asitleri içeren iyi bir protein kaynağıdır. Yağ oranı kırmızı etlere oranla düşük olduğu için beslenme programlarında sıklıkla yer almaktadır.

Patates Tüm Esansiyel Amino Asitleri İçerir mi?

Patates tüm esansiyel amino asitleri yeterli miktarda içermez, yalnızca düşük miktarlarda bulundurur. Patatesin sınırlayıcı amino asitleri özellikle kükürt içeren metionin ve sistein amino asitleridir. Metionin patateste yeterli miktarda bulunmayan esansiyel amino asittir. Ancak metionin ve sistein amino asitlerinin eksikliği patatesin diğer besinlerle birlikte tüketilmesiyle tamamlanabilir Bununla birlikte patatesin içerdiği amino asit değerleri RDA’nın oldukça altında kalmaktadır.

Tofu Tüm Esansiyel Amino Asitleri İçerir mi?

Tofu haşlanmış soya fasulyesinden elde edilen soya peyniridir. Tofu kükürtlü amino asitler olan metionin ve sisteini düşük miktarlarda içermektedir.

Kinoa Tüm Esansiyel Amino Asitleri İçerir mi?

Kinoa tüm esansiyel amino asitleri yeterli miktarda içeren kısıtlı bitkisel protein kaynaklarından biridir.

 

Veganlar Esansiyel Amino Asit Eksikliği Yaşamakta mıdır?

Hayır, bilinçli beslenen veganlar esansiyel amino asit eksikliği yaşamamaktadır. Bitkisel protein kaynakları esansiyel amino asitleri içermektedir. Bu yüzden iyi planlanmış vegan beslenme programıyla veganlar, esansiyel amino asit eksikliği yaşamazlar. Ancak vegan bireyler bitkisel protein kaynakları konusunda bilgili olmalıdır. Aksi takdirde beslenme programlarını dengeli planlayamazlar. Bunun sonucunda yetersiz protein alımına bağlı olarak esansiyel amino asitlerde de eksiklik görülebilir. Özellikle sporcu veganlar için bu durum risk faktörüdür. Yoğun egzersize bağlı protein ihtiyacı artar ve dışarıdan yeteri kadar alınamazsa kas yıkımı, deri döküntüsü, saç dökülmesi gibi problemler açığa çıkar. Bunun önüne geçebilmek için sporcuların amino asit supplementleri alması önerilir. Sporculara soya, hindistan cevizi gibi bitkisel protein kaynaklarından elde edilen çeşitli amino asit takviyeleriyle esansiyel amino asit desteği sağlanabilir. Aynı zamanda piyasada vegan diyetlerine rahatlıkla adapte edilen ve esansiyel amino asitleri içeren çeşitli vegan yiyecekler bulunmaktadır. Bu yiyeceklerin diyete dahil edilmesi esansiyel amino asitlerin eksik kalmasını önler.

BCAA içinde Yer Alan Temel Amino Asitler Nelerdir?

BCAA’lar amino asit takviyeleri arasında sıklıkla adını duyduğumuz ürünlerin başında gelir. Peki BCAA nedir? BCAA, dallı zincirli amino asitleri ve onların takviyelerini nitelendirir. Dallı zincirli amino asitler valin, lösin ve izolösindir.

Valin, enerji üretim süreçleri için gereklidir. Yoğun egzersizlerde spor performansının düşmesini engeller. Doku onarımını destekleyerek yaraların iyileşmesini de hızlandırır.

Lösin, kas ve kemiklerin büyümesi ve onarılması için gerekli bir amino asittir. Kas proteinlerinin yapımında rol aldığı gibi büyüme hormonlarının da yapısına katılır. Lösin en güçlü dallı zincirli amino asit olarak nitelendirilmektedir.

İzolösin, dayanıklılığı artırarak yoğun egzersizlerde performansı artırır. Çeşitli hormonların salgılanmasını uyarır. Kan şekerinin ve enerji seviyelerinin düzenlenmesinde etkilidir. Doku onarımını hızlandırır.

Özetle; BCAA’lar sporcu performansı ve kas gelişimi için oldukça önemlidir. Diyetle veya supplement yardımıyla vücuda yeterli miktarda alındığından emin olunmalıdır. Yoğun egzersizde BCAA gereksinimi artmaktadır.

 

Esansiyel Amino Asit Alımı İçin BCAA Kullanılmalı mıdır?

BCAA’lar dallı zincirli amino asitler olarak bildiğimiz amino asit takviyeleridir. Dallı zincirli amino asitler özellikle sporcular için önemi vurgulanan amino asitlerdir. Dallı zincirli amino asitler valin, lösin ve izolösindir. Valin, lösin ve izolösin 9 esansiyel amino asidin arasında bulunur. Bu yüzden esansiyel amino asit kullanımı söz konusu olduğunda valin, lösin ve izolösinin en iyi takviyesini BCAA’lar oluşturur. Diğer amino asit takviyelerinin içinde de bulunabilen bu amino asitlerin en güçlü kaynakları BCAA’lardır. Bununla birlikte dallı zincirli amino asitleri, esansiyel amino asitleri içeren kaynakların hepsinden vücuda almak mümkündür.

Likit amino asit ve esansiyel amino asit farkları nedir?

Esansiyel amino asit vücut işlevlerinde gerekli olan ancak vücut tarafından üretilemediği için dışarıdan alınan amino asitlerdir. Likit amino asit ise sıvı formdaki amino asit takviyesidir. Likit amino asitlerin türlerine göre içerdiği esansiyel amino asitler ve oranları değişiklik gösterir. Likit amino asit takviyeleri sindirilmeden emildiği için hızlı etki gösterir ve bu yüzden esansiyel amino asit alımı için sıklıkla tercih edilir.