kış meyveleri nelerdir?

Kış Meyveleri Nelerdir?

Kış meyveleri nelerdir? Kış meyvelerinin faydaları nedir?

Değişen mevsim şartlarına bağlı olarak vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineral gibi maddeler için her mevsim değişik meyve ve sebze çeşitleri yetişir. Yetiştiği mevsimde tüketilen meyveler, hem vitamin ve mineral açısından daha zengindir hem de daha sağlıklıdır; vücudun yaşanan mevsime uyum sağlaması için mevcut mevsimde yetişen meyveleri tüketmek gerekir. Meyvelerin hangi mevsimde tüketilmesi gerektiğini bilmek, tüketilen besinlerden maksimum fayda sağlamasına yardımcı olacaktır.

Kış meyveleri, bağışıklık sistemini güçlendiren ve koruyan, aynı zamanda hastalıkların önüne geçen antioksidanlar yönünden zengindir. Kış meyveleri sağlıklı bir hayat için tüketilmesi gereken besinlerdir. Vücudun hem sağlıklı olması için hem de gün içerisinde enerjik kalabilmesi için alınması gereken birtakım vitamin ve mineraller vardır. Bu vitamin ve mineraller de kış meyveleri içerisinde oldukça fazla vardır. Vitaminlerden minerallere, antioksidan etkisinden sağlık ve enerji vermesine kadar insan sağlığına pek çok sayıda faydası bulunur.

Kış meyveleri, yaz meyveleri kadar fazla çeşide sahip değildir ancak yaz boyunca depoladıkları güneş ışıkları sayesinde oldukça besleyicidirler.

Kış aylarında hava şartları sebebiyle soğuklardan ve hastalıklardan korunmak için meyve tüketiminin önemi çok büyüktür. Kış meyvelerinin hepsinin farklı bir faydası bulunur, bunun için meyveleri seçip tüketirken çeşitliliğe de özen gösterilmesi gerekmektedir. Her türlü vitamin ve minerali almak adına tek tip meyve tüketimi önerilmemektedir.

Kışın rahatlıkla tercih edebileceğiniz bol vitaminli kış meyveleri aşağıda listelenmiştir:

  • Portakal
  • Mandalina
  • Kivi
  • Greyfurt
  • Elma
  • Nar
  • Armut
  • Ayva
  • Muz
  • Kestane
  • Cennet Hurması
  • Limon

1. Elma

Elma; kırmızı, sarı ve yeşil renkleri olan ve tada sahip çok tercih edilen bir kış meyvesidir. En sevilen kış meyvelerinden biri olan elmanın kullanım alanları oldukça fazla olduğundan diğerlerinden bir adım daha fazla öne çıkıyor. Oldukça yüksek oranda B vitamini içeren bir meyve olarak kabul edilir. Bu meyvenin pek çok faydası vardır.

 Elmanın içeriğinde birçok güçlü antioksidanlar bulunur. İçerisinde bulunan yüksek antioksidanlar ise vücudu hastalıklardan koruyucu bir özelliğe sahiptir. Elma; bağışıklık sistemini güçlendirerek soğuk algınlığına karşı durur, hastalıklara karşı kişiye direnç sağlar ve kış aylarını sağlıklı bir şekilde geçirmeye yardımcı olur. Elmada A, C, E, K vitaminleri bulunur ve lif bakımından zengindir.  Bu lifler vücudu pek çok şekilde etkiler. Örneğin, kolesterolü düşürür, kan şekerini dengeler, sindirimi destekler ve iştahı azaltır ve aynı zamanda diyet yapan kişiler için de elma, liflerin midede bulunan sıvıları emmesi sayesinde iştahı azaltır ve bu sayede tokluk hissi verir ve bu iştah kesme özelliğiyle de formu korumaya yardımcı olur. Sağlıklı dişler için yine sıklıkla elma tercih edilir. 

Kanseri önleyici birçok fitokimyasal bulunur ve fitokimyasallar genellikle kabuk kısmında bulunur. -Fitokimyasal: Bitkilerde bulunan kimyasal. Besleyici değildir ancak hastalıklara karşı koruma görevi vardır.- Alzheimer, Parkinson, diyabet, kalp ve daha birçok hastalığa yakalanma riskini azaltır. Elma, 1 porsiyon meyve olarak ara öğünlerde tercih edilebilir. 

1 porsiyon elma: 1 orta boy, yaklaşık 100 gram, şeklindedir. 

Elma aynı zamanda sindirim sistemine iyi gelir, mide salgılarını güçlendirir. Uyumadan önce elma yemek daha rahat uyumayı sağlar. Sabah aç karnına yenilen elma, bağırsakları çalıştırır.  

Eğer ki elma kabuğu, yapılan yemeğe atılırsa bu hazmı kolaylaştırır ve aynı zamanda böbreklerin de çalışmasını sağlar. 

Cilde de iyi gelen elma, ayrıca bazı kanser türlerinden korunmak için de iyi bir seçenek olarak gösterilir. 

Elma, ılıman ve soğuk ılıman iklimlerde yetişir. En çok yetiştiği bölge Akdeniz bölgesidir. Ayrıca İç Anadolu, Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde de yetişir.

2. Portakal

 Portakal olmadan kış meyvesi listesi olmaz.  Posasından yararlanmak adına direkt meyvenin kendisi yenebildiği gibi meyve suyu şeklinde de tüketilebilir. 

Portakal, C vitaminin en önemli meyve kaynaklarından biridir. C vitamini deposu olan portakalın sadece içi değil, kabuk kısmındaki beyaz tabakanın da tüketilmesi önerilir. C vitamini, bilinenin aksine, bu beyaz tabakada yoğun olarak bulunmaktadır. Bunun dışında portakal; B vitamini, potasyum, kalsiyum içermektedir. 

 Damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller, kan basıncını dengeler; bu açıdan kalp sağlığı için oldukça faydalı olduğu bilinir. Kandaki kötü kolesterol seviyesini azaltıcı etkiye sahip olmasının yanı sıra mide ve pankreas kanseri önlemede de oldukça önemlidir. Folik asit içermesi sebebiyle de hamile kadınlar ve çocuklar için tüketilmesi tavsiye edilen meyvelerden biridir.  Kanı temizler, vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar.  Cildi koruyarak yaşlanmayı geciktirir. Portakalın bol bol tüketilmesi ve mümkünse taze sıkılmış sularının içilmesi grip ve soğuk algınlığı gibi çeşitli hastalıkları engeller. Böbrek taşı oluşumunu engelleyici bir özelliğe sahip olduğunu söylemek mümkündür.

1 porsiyon portakal, yaklaşık 130 gram, 1 orta boy şeklinde tüketilebilir.

 Bunun yanı sıra portakal; C vitamini deposu olarak bilinse de D vitamini açısından da önemli meyve türüdür. Günlük alınması gereken güneş ışığını alabilmek için sıklıkla portakal tüketmek son derece önemlidir. 

Normal portakalın bir diğer çeşidi olan kırmızı renkteki kan portakalı; tadı normalden biraz daha farklı olarak, yoğun ve mayhoştur. Kan portakalı içeriğine kırmızı renk veren likopen sayesinde güçlü bir antioksidandır. Diğer portakal çeşidine göre dış kısmı daha serttir. Tadı ahududu ile aynıdır. Günde iki tane tüketildiğinde günlük C vitaminini ihtiyacını karşılar. 

Portakal en çok Akdeniz ve Doğu Karadeniz Bölgelerinde yetişmektedir.

3. Muz

Severek tüketilen muz, anksiyete ve stres seviyelerini azaltmaya yardımcı olan harika bir potasyum kaynağıdır. Serotonin hormonunun salgılanmasını sağlayarak tüketen kişiye mutluluk verir. Aynı zamanda hücreleri güçlendirmeye ve tekrar inşa etmeye yardımcı olan B-6 vitamini içermesi de muza gözde kış meyveleri arasında yer almasını sağlar. Mide hastalıklarına karşı iyi gelen bir meyvedir. Yüksek magnezyum içeriği ile regl öncesi ağrılarına ve yanıklara da iyi gelebilir. Kan basıncını düzenler, kalp sağlığının korunmasında önemli bir etkendir. Cildi güzelleştirici bir etkisinin de olduğu bilinir. Muz, düzenli tüketimi ile insülin direncinin azalmasına yardımcı olarak kan şekerinin düzenlenmesinde de rol oynuyor. Muz faydaları arasında tokluk hissi sağlaması da önemli bir avantajdır. Lifli yapısında dolayı muz tüketimi, sindirim sisteminin düzenlenmesinde etki sağlar, oluşturduğu tokluk hissi açlığı uzun süre bastırmakta etkilidir. Bu yüzden diyet yapanlar da rahatlıkla kullanabilir. 

 Artrit, idrar rahatsızlığına iyi geldiği bilinmektedir. Böbrek sağlığına da olumlu etkisi vardır. Muz, antioksidan etkisi bakımından da oldukça etkilidir. İçerisinde bulunan potasyumdan dolayı, güçlü bir enerji kaynağıdır. Atletik performansın artırılmasına yardımcı olan muz sporculara da tavsiye edilen meyvelerden biridir. 

Muzun faydaları oldukça fazladır ancak tüketirken sınırları zorlamamak gerekmektedir. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, yetişkinlerin günde iki muzdan fazla yememesini önermektedir. Çok fazla muz tüketimi oldukça tehlikeli olabilir. Bir orta boy muzun yaklaşık 150 kcal içermektedir. 

Aynı zamanda içerisinde glisemik indeksin yüksek olduğunun bilinmesi ve ona göre ölçülü miktarlarda tüketmesi önemlidir. Glisemik indeksi yüksek olan muz meyvesi yanında bir protein kaynağı olan yoğurt veya süt ile ya da kuruyemişlerle tüketilmesi önerilir, böylece kan şekerini daha yavaş yükselir.

1 porsiyon muz: 1 küçük muz veya 1 büyük muzun yarısı, yaklaşık 75-100 arası gram.

 Ülkemizde muz meyvesi her yerde ve her bölgede yetişmez, çünkü ülkemiz tropikal bölgede bulunmuyor; Türkiye’de muz, sıcak iklim olan Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilmektedir.

4. Nar

 Nar tatlı, mayhoş ve ekşi bir meyvedir. Bitki kökünden meyve çekirdeğine dek pek çok yönüyle kullanılan bir meyvedir. Bağışıklık sistemine en iyi gelen meyvelerden biri olan nar, hem meyve olarak yenebilir hem suyu içilebilir hem de ekşi nar suyundan sirke ve nar ekşisi yapılabilir. Kabuğu sayesinde 2-3 ay saklanabilir. Gribe karşı koruyucu etkisi vardır. 

 İçeriğindeki antioksidanlar sayesinde kanserin önlenmesine yardımcı olan meyveler arasında yerini alır. Nar, yeşil çayın üç katı oranında antioksidana sahiptir. Ayrıca yabanmersini ve portakaldan daha yüksek oranda antioksidan içermektedir.

 Kalbe oldukça iyi geldiği bilinmektedir. Kötü kolesterolü düşürür. Kan dolaşımını hızlandırıcı bir etkiye sahiptir. Kalp krizi riskine karşı koruyucu bir özelliği bulunmaktadır. Tok tutucu özelliği de vardır. Kan yapıcı, tansiyon düşürücü, idrar söktürücü etkileri varken Alzheimer hastalığını da önler. Nar, diş eti iltihaplanmalarının geçmesini sağlar, ağız sağlığını korur. Lif oranı yüksek olan nar, uzun süre tokluk hissi verir. Bu nedenle diyetlerde nar tüketimine yer verilir.

İçerisinde çok fazla vitamin ve mineral bulunmaktadır. Folik asit, fosfor, selenyum, magnezyum sayesinde enerji veriyor ve halsizliği önlüyor; vitamin olarak da A, B, C, E, K vitaminlerini ve koenzim q10 içeriyor ve böylelikle bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Nar hamile kadınlarda rahim kasılmasına neden olabildiği için tüketmeden önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

1 porsiyon meyve olarak bir küçük boyun yarısı, yaklaşık 100 gramdır.

Ilıman iklim meyve türü olan nar; ülkemizde Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yetiştirilmektedir.

5. Ayva

Diğer çoğu meyvelerin aksine, ayvalar nadiren çiğ olarak yenir. Ayvanın yaprağı; meyvenin kendisi ve kabuğu kadar bileşenler içeriyor dolayısıyla ayva meyvesi için geçerli olan sağlık etkileri ayvanın yaprağı için de geçerli.

Ayvanın içeriğindeki C vitamini ve fitokimyasallar sayesinde bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlıyor. Demir, bakır ve çinko gibi mineraller bakımından oldukça zengin olan ayva; saçları besler, uzatır ve bu maddeler sayesinde kırmızı kan hücrelerinin üretimini sağlar. 

Ayva ayrıca öğünlerde tercih edildiğinde lifli yapısı sayesinde; tokluk süresini uzatarak zayıflamaya ve sindirime yardımcı olur, bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterir. Ayvanın 100 gramında 39 değerinde kalori bulunur. Kalorisi açısından ayvanın diyet listesi için ideal bir ara öğün olduğu söylenebilir.

Ayva kötü kolesterolün oluşmasını önleyici özellik gösterir.

Ayva faydaları arasında yer alan enerji verici özellikler gün boyu zinde kalmanıza destek olur. 

Hamilelik dönemindeki anne adaylarının ayva tüketmesi sonucunda daha rahat bir doğum süreci yaşamaları mümkün hale gelir. Kanser riskine karşı da koruyucudur. 

Ayva vitamin yönünden zengin olduğu için kış aylarında meydana gelen soğuk algınlığı ve grip hastalıklarını tedavi eder.

Spordan yarım saat önce ayva tüketmeniz durumunda spor esnasında daha fazla oranda toksin atabilirsiniz.

Stresli ve gergin hisseden kişiler ayva tüketerek daha sakin ve mutlu olabilir

Ayva glisemik indeksi düşük bir meyve, yani kan şekerinizi çok hızlı yükseltmiyor. Diyabet hastaları için bile ayva tavsiye edilebilir.

Ayva; kalsiyum, potasyum, bakır, fosfor, sodyum, magnezyum, çinko ve demir mineralleri ile A, C, B1, B2, B3, B6 ve B9 vitaminlerini içerir. 

Ayva birçok yönden faydalı bir meyvedir; ancak bazı durumlarda zararları ile karşılaşılabilir.

Hipertansiyon hastalığı yaşayanlar için tavsiye edilmemektedir.

Gereğinden fazla oranda tüketilmesi de sindirim sistemi konusunda sorun yaratabilir.

1 porsiyon ayva: 1 küçük boy ayvanın yarısı, yaklaşık 100 gram.

Ayva; deniz etkisi görülen, sıcak iklimi sever. Ülkemizde en çok bulunduğu bölge Marmara Bölgesi başta olmak üzere Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi'nde de yetişir.

6. Greyfurt

Greyfurt, mineral ve vitamin açısından zengin sulu bir meyvedir.  Pek çok hastalığa iyi gelen greyfurtun; içi pembe olanları daha tatlıyken, içi sarı olanları genellikle daha acı ve ekşimtırak bir tada sahiptir. Tüm turunçgiller gibi kalorisi az ve neredeyse hiç yağ içermez. Asidik meyveler sınıfına giren Greyfurt için tam bir C vitamini deposu diyebiliriz. C Vitamini bağışıklık sistemini ve kemiklerini güçlendirmeye yardımcı olurken, yaraları daha hızlı iyileştirmeye yarar. Bolca C vitamini içeren greyfurt ayrıca bağışıklık sisteminiz içinde koruyucu özelliğe sahip. Greyfurtun yüksek oranda C vitamini içeriyor olması astım hastaları için büyük fayda sağlar. Bu nedenle kış aylarında bol bol tüketilmesi tavsiye edilir. Greyfurt C vitamininin yanı sıra, A ve B vitamini ile de doludur. Yüksek oranda antioksidan içeren greyfurt, bağışıklığı yükseltici bir etkiye sahiptir. Göz sağlığına iyi gelir. Kas ve iskelet sistemi için koruyucu özelliktedir. Greyfurt, yaraları iyileştirme konusunda oldukça başarılıdır. Hücre onarımını hızlandırdığı için hastalıklardan kurtarma konusunda oldukça yardımcıdır.

Greyfurt, tokluk hissi veren lif ve pektin içermektedir ve metabolizma hızlandırma gücü yüksektir, böylece zayıflamaya yardımcı bir özelliği bulunmaktadır.

Greyfurt oluşabilecek kanserlerin önlenmesinde ve kanserle mücadele etmekte oldukça etkilidir. Greyfurtun barındırdığı antioksidanlar kolesterol seviyesini azaltmaya yardımcı olur. Greyfurtun büyük bir kısmının sudan oluşması ve kalori değerinin düşük olması insülin seviyelerini dengeler. Diğer turunçgillere kıyasla daha acı ve ekşi olduğundan şeker oranı yüksek bir meyve değildir. 

Greyfurt; potasyum, magnezyum, bakır, sodyum ve fosfor minerallerini de içerir. 

1 porsiyon greyfurt: 1 orta boy greyfurtun yarısı. 

Tropik bir meyve olan greyfurt, ülkemizde Ege ve Akdeniz Bölgesi’nde yetişir.

7. Kestane

Kestane, besleyici bir ürün olmasının yanında şifalı özellikleri de bulunmaktadır.

Stresi yok eden, hücreleri yenileyen, mide hastalıklarını dindiren özelliği bulunur.

Sağlıklı kemik ve kas sistemi için kestanenin kışın bol bol tüketilmesi önerilir.

Yüksek ateşi düşürmek içinde kestane tüketimi önerilmektedir. Tok tutucu özelliğe sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kestanenin hafıza eksikliğinde oldukça faydası vardır.

Omega 3 ve omega 6 yağlarını bulunduran kestane, öğrenme ve hafıza üzerinde, unutkanlığı önleyici bir özelliği bulunmaktadır, hatta Alzheimer hastalığında da önemli bir etkene sahip. 

Bunların dışında kestane kandaki alyuvarların yapımı için gerekli olan folik asit açısından da çok zengindir ve en çok lif içeren yemişlerden biridir. Düşük yağ ve yüksek nişasta değerleri ile fındık, ceviz türevlerinden daha farklıdır. Tatlı bir dokusu olan kestanenin tadı da yumuşacık ve hafiftir.

İçerisinde C, B1 ve B2 vitaminleri bulunmaktadır; fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir, sodyum ve özellikle potasyum mineralleri içeriyor. 

Ancak lif ve nişasta yönünden güçlü bir içeriğe sahip olan bu besin, çok miktarda tüketilmesi halinde bazı sindirim rahatsızlıklarına yol açabiliyor. Kestanenin enerji değeri ağırlıklı olarak karbonhidrat çeşitlerinden kaynaklandığı için diyet yapanların dikkatli tüketmesi gerekiyor. 

100 gram kestane yaklaşık 240 kalori içeriyor. 

1 porsiyon kestane: 5 adet.

 Bu ağaç türü ılıman ve sıcak iklim koşullarını sever. Ülkemizde özellikle Ege başta olmak üzere Marmara, Karadeniz Bölgeleri’nde yetişir.

8. Mandalina

 Turunçgiller ailesinde yer alan mandalina, ılıman iklimlerde yetişir. Turuncu ve sarı renklerde, portakala oranla daha yumuşak bir kabuğa ve birçok çeşide sahip mandalina, etli ve sulu bir yapıdadır. Çekirdekli veya çekirdeksiz olabilir.

İçerdiği zengin C vitaminiyle; vücudun hastalıklara karşı direncini artırır, vücutta meydana gelmiş olan yaraların, yanıkların, kesiklerin iyileşmesini hızlandırır. Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Kalp hastalıklarına iyi gelir; kötü kolesterol düzeyini düşürür. Kan dolaşımını hızlandırır, damar hastalıklarına karşı bedeni korur, yüksek kan basıncına iyi gelmektedir.

 Bağışıklık sistemini güçlendirici bir etkisi vardır.  Kansere karşı koruyucudur. Kemik erimesini engelleyici bir özelliği de vardır.

Mandalina üzerinde bulunan beyaz liflerin sağlık adına çok faydası olduğu için soyulması önerilmez. Bu lifler; sindirim sistemini aktifleştirir ve sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlar, aynı zamanda kolesterolün ve yüksek tansiyonun düşmesine ve kanın temizlenmesine yardımcı olur. Tokluk sağlayarak kilo kontrolüne destek olan mandalina bu özelliği ile kış aylarında zayıflama diyetleri için de tavsiye edilir.

Mandalina, sağlıklı ve hafif bir enerji kaynağıdır. C, A, B1, B2, B3 ve B9 (folik asit) vitaminleri ile potasyum, kalsiyum, demir, fosfor, magnezyum ve antioksidan olan flavonoid maddeleri sayesinde bu meyve tam bir sağlık deposu haline gelmektedir.

Bu vitaminler, vücudun direnç kazanmasına yardımcı olur. Grip ve nezleye karşı koruyucu bir rol oynayan mandalina, kış aylarında sıklıkla tüketilmelidir.

Mandalina kabuğunda bulunan antioksidanlar alerjik reaksiyonların şiddetini azaltmaya yardımcı olabilmektedir.

1 porsiyon mandalina: 2 küçük boy veya 1 büyük boy, yaklaşık 150 gram.

Türkiye'de en çok Akdeniz'de, Ege Bölgesi’nin kıyı kesiminde yetişir.

Kış Meyveleri Daha Sağlıklı Nasıl Tüketilir?

Kış meyvelerini öğrendikten sonra,  bu meyvelerin en doğru, en sağlıklı şekilde nasıl tüketilmesi gerektiğinin de bilinmesi gerekiyor. 

Mevsiminde yetişen meyve tüketiminin önemi büyüktür, kış aylarında kış meyveler tüketilmeli, aynı zamanda bu meyvelerin tüketirken aşırıya kaçmamak da çok önemli. Kış mevsiminde meyvelerin bol miktarda ve taze olarak, çiğ ya da az pişmiş şekilde tüketilmesi çok sağlıklıdır. 

C vitamini yönünden zengin beslenilmeli. Gribal enfeksiyonlar, soğuk kış aylarında daha sık görülüyor. Bu yüzden C vitamini alımı, kış aylarında özen gösterilmesi gerekir. Yüksek C vitamini içeren kış mevsiminin meyveleri olan limon, mandalina, portakal ve greyfurt gibi turunçgilleri daha sık tüketmeye dikkat edebilirsiniz.​

Meyve ve sebzelerin çok küçük parçalara ayrılmaması gerekir. Kış meyve ve sebzeleri, içlerinde yüksek miktarda C ve D vitaminleri olduğundan dolayı bu önemli vitaminlerin kaybını önlemek için meyve ve sebzelerin kesilecek ise daha kalın parçalar halinde ayrılması önerilir.

Meyve suyu yerine meyveler direkt kendi hallerinde yenmeli. ​Meyvelerin içi vitamin ve lif doludur. Bazıları meyveyi yemek yerine suyunu sıkıp içmeyi tercih edebiliyor ancak meyve suyu hazırlarken meyvenin en yararlı kısımlarından olan lifler, yeteri kadar kalmayabiliyor, bu da meyveden alınan yararı azaltıyor.

 Meyveleri tok iken değil; aç karnına ya da yemekten 2-3 saat sonra tüketmek daha faydalıdır.

Kış Meyveleri Ne Kadar Tüketilmeli?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) günlük 3-4 porsiyon meyve yenmesini öneriyor. Bu da haftada yaklaşık 21 ila 28 arası meyve porsiyonu tüketmek anlamına geliyor.

Kış Meyvelerinin Faydaları Nelerdir?

Kış meyvelerinin hepsinin sağladığı farklı bir takım faydaları mevcuttur.

Mevsiminin meyvesi vitamin ve mineral kaynağı yanında lif bakımından da zenginken,  sindirime de yardımcıdır. Antioksidan açısından zengin iken bunların yanında iltihaplanmaların etkisini azaltırken, kardiyovasküler hastalıklar, kanser ve daha birçok hastalık risklerini azaltabilir. Yaşlanma sürecini de yavaşlatır. 

Kış aylarında bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için kış meyvelerinin tüketimlerinin artması gerekmektedir.

Mevsiminde ve yeteri kadar kış meyvesi tüketmek sağlığı korumaya, soğuk algınlığı gibi hastalıkların hem şiddetini hem de süresini azaltmaya yardımcı olur. Aynı zamanda bu hastalıklara yakalanma riskini de azaltmaya yarayan, güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturmayı da destekler.

Yeşil renkli kış meyveleri folik asit açısından çok iyi bir kaynaktır. Tansiyon rahatsızlıklarında önerilir. 

Sarı renkli kış meyveleri grubuna giren portakal, limon, mandalina C vitamini kaynağıdır. Ancak kuşburnu,  kivi, maydanoz ve rokada bulunan C vitamini daha fazladır. C vitamini viral enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliğe sahiptir.

 Ancak bu meyvelerin hepsinin gün içine dağıtılarak ve hasta olmayı beklemeden tüketilmesi gerekir. Çünkü yapılan çalışmalar koruyucu olanın düzenli beslenme olduğunu göstermektedir.

Kış Meyveleri ve Yaz Meyveleri Arasındaki Fark Nedir?

 Günümüzün koşullarında herhangi bir meyveyi hangi mevsimde olduğunun önemi olmaksızın bulup tüketebilmek mümkündür. Ancak her mevsim, değişen hava ve şartlara göre farklı beslenme ihtiyaçlarımız oluyor. Özellikle değişen mevsim şartlarına bağlı olarak, vücudun ihtiyaç duyduğu farklı meyve çeşitleri yer almaktadır. Yaşanan mevsime adapte olmak adına farklı mevsimlere ait meyveleri tüketmek gerekir. Yani mevsim meyvelerini tercih ederek, vücut direncinizi güçlendirebilirsiniz.

Yaz mevsiminde genelde çok ağır besinler tüketilemiyor, onun yerine hafif meyveler tercih ediliyor. Üstelik yazın meyve çeşidi oldukça fazla. Yaz meyveleri sıcak havalarda yetiştiği için mevsim koşullarına uygun bileşenleri taşıyor. Yazın ihtiyaç duyulan önemli besin değerleri taşırlar.

Havaların soğumasıyla birlikte hastalıklar daha sık görülmeye başlanıyor, bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı kış meyveleri burada devreye girmeye başlıyor. Kış mevsimde yetişen meyvelerde birçok yararlı vitamin ve mineral bulunur. Özellikle bağışıklık sistemi için son derece önemli olan C vitamini bu mevsimin meyvelerinde yüksek derecede bulunuyor.  Kış meyveleri, soğuğa dayanıklı, soğuk hava koşullarına dayanabilen lifli yapılı ve güçlü enerji bileşenli meyvelerdir. Soğuk hava koşullarına dayanabilen kış meyveleri ihtiyaç duyulan önemli besin öğesi ihtiyacını karşılamaya da yardımcı oluyor.

Yorum yaz

Bütün yorumlar paylaşılmadan önce editör kontrolünden geçmektedir

Bu site reCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için Google Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.

Kargo bedava

150 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!