Karbonhidrat Nedir? Karbonhidratlar Ne İşe Yarar?

Karbonhidrat Nedir? Karbonhidratlar Ne İşe Yarar?

"Karbonhidrat" kelimesi , "şeker" anlamına gelen Yunanca sakharon kelimesinden gelir. Kimyada karbonhidratlar, basit organik bileşiklerin ortak bir sınıfıdır. Karbonhidratlar kimyasal seviyede, karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) içeren birer mikro besin çeşididir. Birinci dereceden enerji verici olarak kullanılır. Nöronlar yağ yakamadığından beyin karbonhidratlara ihtiyaç duyar bu nedenle karbonhidratların ilk görevi beyin ve sinir sistemine enerjiyi sağlamaktır. Karbonhidratlar genellikle fotosentez sırasında üretilir ve kan gruplarının oluşumuna katkı sağlarlar. Uzun süreli gıda depolama molekülleri, organizmalar ve hücreler için koruyucu zarlar, destek ve iskelet maddesi olarak işlev görürler. 1 gram karbonhidrat yaklaşık 4 kalori (KCal) içerir. 

Karbohidrat Ne Demektir? 

Karbonhidrat, canlının yapısına katılmayan uzun süreli dozaj etkisi yaratan bir maddedir ve aktif aldehit veya keton grubuna sahip polihidroksi alkoller veya hidroliz edildiklerinde bu maddeleri veren bileşikler olarak yapılır. Karbohidrat terimi, bir sakarit veya şeker ve türevlerine atıfta bulunurken kullanılır. Günlük kullanımda, "karbonhidrat" kelimesi ise, yüksek düzeyde şeker veya nişasta içeren herhangi bir gıda anlamına gelir. Bir karbonhidrat, bir aldehit veya ek hidroksil gruplarına sahip bir ketondur. Yağların ve proteinlerin sentezinin başlangıcı, hücre duvarlarının temel bileşenleridir. Karbohidratlar > yağlar > protein şeklinde büyüklük küçüklük sırası ile gösterilir. Karbonhidratların yapıtaşları glikozdur, depo şekli glikojendir, kimyasal sindirimi ağızda başlar ve karbonhidratlar DNA, RNA ve ATP’nin yapısına katılır. Genel formül C x (H ₂ O) şeklindedir ve  birçok karbonhidratı temsil etmek için kullanılır, bu da "sulandırılmış karbon" anlamına gelir.

Karbonhidrat Çeşitleri Nedir?

Karbonhidratlar; monosakkartiler, disakkaritler, oligosakkaritler ve polisakkaritler olmak üzere dört ana gruba ayrılır. 

En basit karbonhidratlar, n'nin üç veya daha büyük olduğu temel yapıya (C · H 2 O) n sahip olan monosakkaritler olarak adlandırılır. Basit karbonhidratlar, sofra şekeri veya sukroz gibi şekerleri ve meyve şekeri veya fruktozu içerir. Karmaşık karbonhidratlara besin değerleri nedeniyle bazen "iyi karbonhidratlar" denir. Karmaşık karbonhidratlar, birbirine bağlı birkaç basit şekerden oluşur ve nişasta ile lif içerir. Karbonhidratlar, sağlıklı bir diyetin önemli bir parçasıdır ve normal biyolojik aktiviteleri gerçekleştirmek için gerekli olan değerli bir enerji kaynağıdır. İki monosakkarit birbirine bağlanarak bir  disakkarit oluşturur . Monosakkaritler ve disakkaritler şeker olarak adlandırılır ve tipik olarak -ose sonekiyle biten isimlere sahiptir. İkiden fazla monosakkarit, oligosakaritleri ve polisakkaritleri yani karmaşık kabonhidratları oluşturmak için birbirine bağlanır. 

1) Monosakkaritler

Bir monosakkarit veya basit şeker, bir miktar CH2O katı olan bir formüle sahiptir . Örneğin, en yaygın monosakkarit olan glikoz bir C6H12O6 formülüne sahiptir . Glikoz, monosakkaritlerin tipik yapısıdır. Hidroksil grupları (-OH), biri hariç tüm karbonlara eklenir. Bağlı bir hidroksil grubu olmayan karbon, bir karbonil grubu olarak bilinen şeyi oluşturmak için bir oksijene çift bağlıdır.

Bu grubun yeri, bir şekerin keton veya aldehit şeker olarak bilinip bilinmediğini belirler. Grup terminal değilse, şeker keton olarak bilinir. Grup sonunda ise aldehit olarak bilinir. Glikoz, canlı organizmalarda önemli bir enerji kaynağıdır. Hücresel solunum sırasında, depolanan enerjiyi serbest bırakmak için glikozun parçalanması gerçekleşir. Monosakkaritler sindirilerek daha küçük birimlere parçalanamazlar. Daha büyük yapılı karbonhidratların yapı taşlarıdır. Üç karbonlu olanlar trioz, dört karbonlular tetroz, beş karbonlular pentoz, altı karbonlular heksoz adını alırlar.

Gliser Aldehit: Canlı vücudunda orta derecede önem taşıyan gliseraldehit, tatlı ve renksiz kristal bir katıdır. Bileşiğin kökü gliserin ve aldehitten gelmektedi. Gliseraldehit karbonhidratların biçimsel standartları için kullanılmaktadır. Monosakkaritlerin kimliksel uyumu, molekülün son stereo-merkezinde yer almaktadır. Gliseraldehit, dihidroksi aseton ile beraber hafif yanma aracılığıyla hazırlanabilmektedir. Bunun için katalizör olarak hidrojen peroksit ve demir tuzu kullanılmaktadır.

D-Glukoz: Renksiz, kokusuz kristal halde bir maddedir. Suda kolaylıkla erir. Tatlı ve lezzetlidir. Hayvansal ve bitkisel yapıda geniş ölçüde glukoz mevcuttur. Disakkaridlerin ve polisakkaridlerin yapılarında yer alır. İnsan kanında %100 mg glukoz vardır. İdrarda normal halde elde mevcut ayraçlarla farkedilemiyecek kadar az miktarda glukoz bulunur. Şeker hastalığında kanda ve idrardaki glukoz miktarları çok artar. Glukoz biyokimyasal yönden çok önemli bir monosakkaritdir. 

D-Fruktoz: Bilhassa meyve içerisinde yüksek oranda bulunduğu için kendisine bu ad verilmiştir. Sukrozun yapısında yer alır. Bir ketoheksozdur. İkinci karbon atomu keto şeklindedir. Keto D-Fruktoz şeklinde yazılabildiği gibi, Alfa D Fruktopiranoz ve Beta D-Fruktofuranoz şekillerindede olabilir. Glukozdan Seliwanoff reaksiyonu ile ayrılır. Sulu HCL içindeki rezorsinolden ibaret bir solüsyon üzerine birkaç damla sulu şeker solüsyonu damlatılarak ısıtılırsa Hidrok-simetilfurfural elde edilir ve kırmızı bir renk görülür.

D-Galaktoz: Doğada pek serbest halde bulunmaz, genellikle birleşik haldedir. Laktozun ve bitkilerdeki bazı polisakkaridlerin yapısında galaktoz vardır. Glikolipidlerin içerisinde de daha sonra görüleceği gibi galaktoz vardır. Tadı glukozdan daha azdır. Fermentasyon yönünden de glukoza kıyasla mayalar tarafından daha yavaş formente edilir. Sıcak nitrik asidle okside edilirse Müsiksid elde edilir. Bu asit mikroskop altında tipik kristalleri ile tanınır.

D-Mannoz: Bazı polisakkaritlerin hidrolizi ile mannoz elde edilir. Mannoz serbest halde bulunmaz. Gıda yönünden fazla değeri yoktur. 

L-Ksiluloz: Pentozüri hastalığında idrarda tesadüf olunan pentoz şeklidir.

D-Ribuloz: Pentoz metabolizması yönünden önemlidir. Furanozlar şeklinden başka D-Riboz boşlukta şezlong şeklinde de bulunur.

Pentozlara, RNA’nın yapısına katılan riboz ve DNA’nın yapısına katılan deoksiriboz şekerleri örnek olarak verilebilir. Bunlar enerji kaynağı olarak kullanılmazlar. Heksozlara, glikoz (üzüm şekeri, kan şekeri), fruktoz (meyve şekeri) ve galaktoz (süt şekeri) örnek olarak verilebilir. İnsan kanında belirli miktarda glikoz bulunur. Beyin hücrelerinin çalışması glikoz varlığına bağlıdır.

2) Disakkaritler

İki molekül monosakkaritin dehidrasyon senteziyle birleşmesi sonucu oluşan şekerlerdir. Küçük moleküllerin birleşirken su açığa çıkarması şeklindeki tepkimelere dehidrasyon sentezi denir. Disakkaritlerin oluşumu sırasında monosakkaritler birbirlerine glikozit bağı ile bağlanır. Canlılarda bulunan disakkaritler sakkaroz (sükroz), laktoz maltoz, sellobioz ve trehalozdur. 

Monosakkarit + Monosakkarit Disakkarit + Su 

Sükroz: (glikoz + fruktoz = sakkaroz + H2O) Sakkaroz olarak da bilinir. Glikoz ve fruktozun birleşmesiyle oluşur, şeker pancarı ve şeker kamışı gibi bitkilerden elde edilir kısa çay şekeri denilebilir. İnsan beslenmesinde çok önemli bir yere sahip olan sükroz, sadece bitkiler tarafından üretilir. İnsan vücudunda ve diğer hayvanlarda sükroz sindirilir ve hızlı enerji için basit şeker bileşenlerine ayrılır. Fazla sükroz, yağ olarak depolanmak üzere bir karbonhidrattan bir lipide dönüştürülebilir. Sakkarozun tatlı bir tadı vardır.

                       

Laktoz: (glikoz + galaktoz = laktoz + H2O) Süt şekeri olarak bilinir, glikoz ve galaktozun birleşmesiyle oluşur, hayvansaldır. Bebekler için kimyasal bir enerji kaynağı olarak hizmet ettiği anne sütünde bulunur. Laktoz, sükroz gibi tatlı bir tada sahiptir. Disakkaritler insan ve hayvanların sindirim sisteminde monosakkaritlere ayrılarak kullanılır. Bu olay hidrolizle gerçekleşir. İnsanlar yaşlandıkça, laktoz daha az tolere edilir. Bunun nedeni, laktoz sindiriminin enzim laktazı gerektirmesidir. Laktoz intoleransı olan kişiler şişkinliği, krampları, mide bulantısını ve ishali azaltmak için bir laktaz takviyesi alabilir. 

Maltoz: (glikoz + glikoz = maltoz + H2O) Arpa şekeri veya malt şekeri olarak adlandırılır, iki glikozun dehidrasyon sentezi ile birleşmesiyle oluşur. Diğer bazı disakkaritlerin aksine, insan vücudunda belirli bir amaca hizmet etmez. Maltozun şeker alkolü formu, şekersiz yiyeceklerde kullanılan maltitoldür. Tabii ki, maltoz olan bir şeker, tam olarak sindirilemez ve gövde tarafından (%50-60) oranında emilir.

Sellobioz: Sellobioz sellülozun parçalanması sonucu oluşan bir disakkariddir.

Trehaloz: Her iki glukozun anomerik C atomları arasında bağ bulunan bir disakkaritdir ve bu yönü ile sükroza benzer.

3) Oligosakkaritler 

Oligosakkarit , üç ila altı birim basit şekerden (monosakkaritler) oluşan karbonhidrattır. O-glikosidik bağlarla bir araya geldiğinde oluşurlar. Üç monosakkaritten ibaret olan oligosakkaritlere trisakkarit, dörtlü olanlara tetrasakkarit denir. Daha karmaşık karbonhidratları (polisakkaritler) kısmen parçalayarak çok sayıda oligosakarit üretilebilir. Oligosakkaritlerin insanlarda birçok işlevi vardır ve en yaygın olarak bilinen, hücre-hücre tanımasında önemli bir rol oynadıkları "hayvan hücre plazma zarları" üzerindeki etkileridir. Doğal olarak oluşan birkaç oligosakkarit çoğu bitkilerde bulunur. Örnekler arasında sükroz, laktoz ve maltoz  bulunur. Bu tür yaygın oligosakkaritlerden sükroz, laktoz ve maltoz gibi disakkaritler oluşturmak için 1,4 glikosidik bağlarla birbirine bağlanabilen glikoz, fruktoz ve galaktoz bulunmalıdır.

Glikoz: Üzüm şekeri veya kan şekeri olarak bilinir. Yaşam için en önemli karbonhidratlardan biridir. Polisakkaritlerin yapı taşıdır (monomeridir). Hücreler glikozu bir enerji kaynağı ve metabolik reaksiyonlarda bir ara ürün olarak kullanırlar.Hücre fonksiyonunda enerji kaynağıdır ve metabolizma düzenlenmesinde büyük önem taşır. Glikoz fotosentezin (ve kemosentezin) ana ürünlerinden biridir ve hücresel solunum glikozla başlar.                                                        

Glikoz Formülü 

Fruktoz:  Basit şekerler veya monosakkaritler olarak bilinen bir grup karbonhidratın bir üyesidir. Bitkiler tarafından üretilir. Disakkarit olan sakkarozun yapısına katılır, polisakkaritlerin yapısına katılmaz. Fruktozun fosfat türevleri (örneğin, fruktoz-1-fosfat, fruktoz-1,6-difosfat), karbonhidratların metabolizmasında önemlidir.

                                                                                                                                Fruktoz Formülü

Galaktoz: Basit şekerler (monosakkaritler) olarak bilinen bir grup karbonhidratın bir üyesidir. Genellikle doğada, örneğin laktozda (süt şekeri) olduğu gibi, diğer şekerlerle birlikte bulunur. Galaktoz ayrıca kompleks karbonhidratlarda ve çoğu hayvanın beyninde ve diğer sinir dokularında oluşan glikolipidler adı verilen karbonhidrat içeren lipidlerde bulunur.

Raffinoz: heksozlardan türeyen önemli bir trisakkarittir. Fruktoz, glukoz ve sakkaroz moleküllerinden meydana gelmiştir. Şeker kamışında,okaliptüs türü ağaçlarda, pamuk tohumunda bulunur. Şeker üretimi esnasında melasta toplanır. Enerji vermenin yanı sıra yapı maddesi olarakda kullanılırlar.

3) Polisakkaritler 

Bir polisakkarit glikosidik bağlarla birleştirilen monosakkarit zincirlerinden yapılmış bir polimerdir . Polisakkaritler, glikanlar olarak da bilinir. Geleneksel olarak, bir polisakkarit ondan fazla monosakkarit ünitesinden oluşurken, bir oligosakarit üç ila on bağlı monosakkaritten oluşur. Genel kimyasal formül, bir polisakkarit için C x (lH 2 O) y şeklindedir. En polisakaritler C'lik bir formül ile sonuçlanan, altı-karbonlu monosakkaritler oluşur 6 H 10 O 5 )şeklinde formüllenir. Polisakkaritler doğrusal veya dallı olabilir. Doğrusal polisakkaritler, ağaçlarda selüloz gibi sert polimerler oluşturabilir. Dallı formlar genellikle arap zamkı gibi suda çözünür ve tek bir tür basit şekerden (homopolisakkaritler) veya iki veya daha fazla şekerden (heteropolisakkaritler) oluşabilir.

n (Monosakkarit) Polisakkarit + (n-1) Su

Homopolisakkarit ve heteropolisakkarit Polisakkaritler, bileşimlerine göre homopolisakkaritler veya heteropolisakkaritler olarak sınıflandırılabilir. Bir homopolisakkarit veya homoglikan, bir şeker veya şeker türevinden oluşur . Örneğin selüloz, nişasta ve glikojen, glikoz alt birimlerinden oluşur. Kitin, bir glikoz türevi olan N- asetil- D- glukozaminin tekrar eden alt birimlerinden oluşur.

Bir heteropolisakkarit veya heteroglikan, birden fazla şeker veya şeker türevi içerir. Pratikte, çoğu heteropolisakkarit iki monosakkaritten (disakkarit) oluşur. Genellikle proteinlerle ilişkilendirilirler. Bir heteropolisakkarit için iyi bir örnek, glukuronik aside (iki farklı glikoz türevi) bağlı N- asetil- D- glukozaminden oluşan hiyaluronik asittir. Polisakkaritlerin temel işlevleri yapısal destek, enerji depolama ve hücresel iletişimdir. Polisakaritlerin örnekleri arasında selüloz, kitin, glikojen, nişasta ve hiyaluronik asit yer alır.

Homopolisakkaritler: 

Pentoz: Riboz ve deoksiriboz nükleik asidin yapısında bulunur. Riboz ayrıca bazı enzimlerin yapısında yer alır. Arabinoz, gom arabik ve kiraz zamkının hidrolizi ile D-Ksiloz, odun ve samanın hidrolizi ile Ksilandan elde edilir.

Nişasta: Bitkisel depo polisakkaritidir, yani bitkiler fotsentezle ürettikleri glikozun fazlasını nişastaya çevirip depo ederler. Nişasta hayvanlarda sentezlenemez ama sindirilebilir. Suda çözünmezler. Değişik nişasta granüllerinin mikroskop altındaki görünüşleri farklıdır. İyotla maviye boyanır ve monosakkaritlere parçalanmadan indirgenemez. Nişasta cinslerinin ayırt edilmeleri bu şekilde mümkün olur. Buğdayda, patateste, pirinçte, mısırda, baklada, fındık ve fıstıkta, diğer meyve ve sebzelerde bol miktarda nişasta mevcuttur. Nişastanın molekül ağırlığı 50,000 ile 1.000.000 arasında değişir. Nişasta granülleri iki değişik kısımdan yapılmıştır. Bunlardan hepsi de glukozun polimeri olan polisakkaritlerden ibaret oldukları halde molekül yapıları ve bazı özellikleri yönünden farklılıklar gösterir. Nişastayı oluşturan bu iki madde adları amiloz ve amilopektindir. Nişasta içerisinde %10 – 20 oranında amiloz vardır. Geri kalan kısmı amilopektinden ibarettir. Nişasta molekülleri başlıca üç çeşit enzim tarafından tam bir hidrolize tabi tutularak B-Glukoz moleküllerine parçalanırlar. Bunlardan birincisi Amilaz denen enzimdir, Amilaz enzimi hayvanların salya ve pankreas salgısında bulunur.

Dekstrinler: Nişastanın asid veya enzimler vasıtası ile daha küçük moleküllü parçalara ayrılması sonucu dekstrin denen tatlı maddeler meydana gelirler. Bu parçalanma sonucu, çözülen nişasta, amilodekstrin,  akrodekstrin ve maltoz meydana gelir. Dekstrin solüsyonlar genellikle müsilaj olarak kullanılırlar. Müsilajlar zamklar gibi suda şişerek viskoz, kolloidal çözelti meydana getiren maddeler. Zamklardan farklı olarak yapıştırıcı değildir.

Dekstranlar: Mikroorganizmaların özellikle şekerler (Sukroz ) üzerine etkileri sonucu meydana gelen bir sıra polisakkaritlere denilmektedir. Dekstranlarda D-Glukoz moleküllerinden ibaret olup, her iki şeker ünitesi arasında genel olarak glikozit bağları vardır. Çok dallı olan yapılarında 1-2 , 1-3 , 1- 4 bağlarıda bulunur. Şeker üniteleri birbirleriyle bağlanarak bir ağ meydana getirirler. Dallanmalar mikroorganizmanın cinsine göre değişiklik gösterir. Molekül ağırlıkları 4 milyona kadar çıkabilir. Dekstranlar arasında özellikle molekül ağırlıkları 25 – 75 bin civarında olanlardan, çok viskoz olmaları, osmotik basınçlarının düşük olması ve yavaş parçalanmaları nedeni ile tıpta kan hacmini arttırıcı olarak faydalanılır.

Glikojen:  Beyaz, kendine özgü biçimi olmayan, tatsız polisakkarittir ve (C 6 H 10 0 5 ) n şeklinde gösterilir. Hayvansal dokularda bunlardan özellikle karaciğer ve kaslarda yaygın halde bulunan bir polisakkariddir. Son zamanlarda mayada, bazı mantarlarda, yosunlarda ve diğer bazı bitkilerde de glikojen bulunduğu saptanmıştır. Glikojenin görünümü saf ve beyaz bir toz halindedir. Etil alkolle presipite olur. İyotla, kırmızı kahverengi, kırmızı veya menekşe bir renk verir. Solüsyonu opalasan bir görünümdedir. Hidroliz edilirse D-glukoz üniteleri verir. Karaciğerde ve kaslarda glikojenin bulunma tarzından metabolizma bölümünde bahsedilmektedir.

Glikogenez: Oluşumu hayvanların karaciğerinde ve kas hücrelerinde depolanan birincil karbonhidrat olan glikojen, glikozdur. Glikogenez, kan glikoz seviyeleri, fazla glikozun karaciğer ve kas hücrelerinde depolanmasına izin verecek kadar yüksek olduğunda gerçekleşir.

Selüloz: Bitkilerin hücre duvarlarını oluşturan lifli bir karbonhidrat polimeridir. Tüm bitkisel maddelerin yaklaşık üçte birini oluşturur. Bitki hücresinin ana bileşiğidir. Bitkilerdeki seloz oranı bitki türlerine göre farklı oranlarda bulunur. Bitkiler alemi dışında selüloz sadece tulumlular denilen hayvanların dokularında bulunur. Pamuk lifinde yaklaşık %98 oranında selüloz bulunurken, ağaçlarda selüloz oranı %70 dir. İnsanlar ve hayvanlar sindirim sistemlerinde selülozu parçalayacak sindirim enzimlerine sahip olmadıkları için selülozu sindiremezler. Bazı otçul canlılar ise sindirim sistemlerinde simbiyotik olarak yaşayan bakteri ve protozonların salgıladığı enzimler selulaz ve sellobiyaz enzimleri sayesinde selülozu sindirebilirler. Selüloz ayrıca toprakta humus oluşumunu sağlar. Selülozun görevi bitkilerin dik, sert ve güçlü kalmasını sağlamaktır. Selüloz kimya sanayinde ve çeşitli endüstriyel ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılmaktadır.             

Neuramin Asit: Süttte ve hücre membranında yer alır.Uron asid ise mukopolisakkaritlerin yapıtaşıdır.

İnulin: Birçok bitkide, özellikle Yıldız Çiçeği ve Kudüs Enginarı gibi köklerde ve yumrularda görülür . İnülin, sakkaroz kadar tatlı olan beyaz, kristal bir toz oluşturur. İnülin molekülü, sindirim sisteminden kolayca geçen ve hücresel aktiviteye nötr kalan küçük, inert bir polisakkarittir. Vücut tarafından emilmediği için şeker hastalarının tükettiği besinleri tatlandırmak için kullanılır.

Galaktan: Birincil hücre duvarlarında, galaktanlar İlk olarak 1892'de (Schulze ve Steiger, 1892) saptanan galaktoz polimerleri olarak tanımlandı. Tüm bu galaktanlar, deniz ve karasal ekosistemlerden izole edildi. Stabilizatör, viskozite arttırıcı, jelleştirici ve emülsifiye edici ajanlar olarak birçok uygulamaları  yapılır. Ancak sadece agar ve carrageenanlar gıda katkı maddeleri olarak kabul edilmiştir. Sülfatlanmış galaktanların kara bitkilerinde eşdeğeri yoktur ve bazı kırmızı deniz yosunlarının kuru maddesinin% 70'ini oluşturabilir. Deniz yosunlarından elde edilen agar ağarın, bir tür sümüklü böceğin yapısında bulunur. Ot ile beslenen hayvanlar galaktanlardan yararlanabilirler. 

Pektin: Bitki hücre duvarlarından elde edilen bir heterosakkarittir. Asidik koşullarda pektin jel formunu alır ve gıdalarda kıvamlaştırıcı olarak kullanılabilir. Galakturonik asitlerin polimerinden meydana gelen, ve kısmen metil alkolle esterleşmiş halde bulunan polisakkaridlere ise pektinler denir. Pektinler meyvelerin ve çileklerin jel yapma özelliğini veren maddelerdir. Bu özelliği ile reçel ve jel yapımında kullanılır. Mannuronik asit polimerlerinden oluşan polisakkaridlerin ise deniz otunda bulunduğu saptanmıştır.

Mannanlar: Mannan, şeker mannozunun doğrusal bir polimeri olan bir bitki polisakkaritini ifade eder. Bitki insanlarının bağlantıları vardır. Bir tür depolama polisakkaritidir. Fildişi fındık bir mannan kaynağıdır.Ayrıca çeşitli bitkiler odun ve fıstık türlerinde pentozlardan L – Arabinoz ve D – Ksiloz polisakkaridlerinden meydana gelen araban ve ksilan türlerine raslanılmıştır. Mannanın saptanması, mannan bağlayıcı lektin yolunda parçalanmaya yol açar. Bu mannan, hayvancılıkta ve besin takviyelerinde prebiyotik olarak kullanılan MOS'un kaynağıdır.

Kitin: Kitin çok sayıda glikoz monomerinden meydana gelen, böceklerde çeşitli fonksiyonlar üstlenen dış iskeletin temel maddesi olan bir polisakkarittir. Mantarların hücre duvarlarında yer alır. Belirtildiği üzere örneklendirildiğinde örümcekler, kabuklular ve böcekler gibi eklembacaklıların dış iskeletini oluşturur. Kitin, hayvanın yumuşak iç vücudunu korumaya ve kurumasını önlemeye yardımcı olur. 

Heteropolisakkaritlerler: Monosakkaritlere ek olarak başka maddelerde bağlanmış  karbohidratlardır. Ek gruplarda  kükürtlü veya azotlu bağlantı olabilir. Çoğunlukla bağ dokuda yapı elemanı olarak kullanılır. Hiyalüronik asit, heparin, kertan sulfat, kondrotin sulfat başlıca örnekleridir. Heteropolisakkaritlerin önemli gruplarından birini de Muko-polisakkaritler meydana getirirler. Mukopolisakkaritlerin yapılarında temel maddeler olarak amino şekerler ve uronik asitler bulunurlar. Bazılarında ise sadece amino şekerler ile monosakkaritler vardır, uronik asitler bulunmazlar.